Indiana Jones- 2008

KONUSU:Dış İlişkiler Konseyi kutsal hazine için ilk maceranın başladığı
topraklara yeniden geri döner. Ancak ‘Herşeyi Gören 12 değerli taş’ içinde
hipnotik bir güce sahip olan ‘Ephod’ taşına ihtiyaçları vardır. Konseydekilerin
bu fikrini öğrenen Indiana Jones onları takip eder. Çünkü eğer biri Ephod’u ele
geçirirse, onun gücüne dayanamayacak ve kişilik değiştirerek dünyayı yönetme
gücüne sahip olacaktır. Ephod Armageddon Savaşı’nı yeniden başlatacak güce
sahiptir.
Süper hollywood kültürünün biricik (babasından sonra) kemik-iskelet
arayıcısı harrison efendi 65 yaşında birine göre baya iyi bir performans
göstermiş.öyle ki “atom bombası” patlayan bir kasabadan buzdolabının içine
girerek her türlü fiziksel,kimyasal biyolojik travmadan kurtuluyor.tüm dünyadaki
nükleer enerji çalışanlarının sonsuz katı radayasyona çoktan bağışık olduğunu
zaten filmin başında yapımcı steven kral bir basın toplantısında belirtmişti.
peruya arkadaşının peşinden veliahtı,biricik gözdesi mutt ile uçan
süper-arkeoloğumuz buradaki potansiyel tarihten,iskeletten anlamaz, cahil ve
kimisi (ne hayal gücü ve mantıksa) artık maymunluğundan olsa gerek ağaç
dallarında yaşaya yaşaya vahşileşmiş, adeta hilkat garibesine dönmüş yerlilerden
sıyrılıp “manyetik” kafatasını bulur.tabiki yalnız değildir bulduğunda.artık
neredeyse mide bulantısı veren basit senaryoda bu kısmı izlerken gözlerimi
kapatıp hemen hemen tüm diyalogları ezbere söyledim ve emin olun
söylersiniz.nihayetinde kafatası “düşmanın” elindedir çünkü meğersem henry
jonesu başından beri izliyorlarmış…(takdir- ilahi) imdi sıra amazonun
balta-keser ve emin olun jones’un soyundan tek kimsenin girmediği ormanlarında
macera aramaya…veliaht mutt burda, tipi zaten itici ve üzerine olabildiğince
berbat seste dublaj yapıldığından iğretiyle izlenen “ukraynalı bayan doktor” ile
öle bir kılıç-kalkan düellosu yapıyor ki babasını aratmayacuğına kanaat
getiriveriyorsunuz.(ben bu sahnede mısırım bitmesin ve canım sıkılmasın diye
“geviş getiriyordum” bu arada.) “yaw bu filmde hiç mi izlenmeye değer bi şey
yok?”diyorsanız sadece “görsel efektlere” bakın derim.o da hani film yapılırken
ve izlemek için verdiğiniz paranın yüzü suyu hürmetine….